17 Mart 2014 Pazartesi

DAHA SAĞLIKLI BİR HAYAT İÇİN UYGULANABİLİR TEMİZLİK ÖNERİLERİMİZ VAR


Geçtiğimiz günlerde bilinen bir markanın temizlik ve sağlık ürünlerini tanıtan bir toplantıya katıldım.  Çevre dostu kremler, şampuanlar, deterjanlar ve daha pek çok şeyin ne işe yaradığını ve faydalarını dinlerken söylenenler kulağa çok hoş geliyordu ama ürün kutularının üstünde yazanları okuyunca tedirgin oldum. Ne yani bu kadar çok kimyasal maddeyi neredeyse her gün ve günün her saati  yüzümüze, saçlarımıza, dişlerimize mi sürüyoruz?!

Sanırım şimdi uzun zamandır topladığım bilgileri kaleme dökmenin tam zamanı. Çünkü gerçekten bu konuyu biraz ciddiye alalım istiyorum. O kadar çok deterjan kullanıyoruz ki, hem kendimize ve ailemize hem de çevremize farkında olmadan çok ciddi zarar veriyoruz. Oysa birazcık araştırarak elde edeceğimiz  yöntemlerle sadece para tasarruf etmez, aynı zamanda evde kullandığımız deterjan çeşitlerini de azaltıp, günden güne yıpranan çevremize destek verebiliriz. Kendi adıma şuna da seviniyorum ki, üniversitede okuduğum kimya dersleri  boşa gitmedi.


Günlük hayatımızın her anında hiç düşünmediğimiz kadar kimyasala maruz kalıyoruz. Güne gözümüzü bin bir türlü kimyasalla elde edilmiş deterjanlarla yıkanmış ve bir o kadarıyla da yumuşatılmış çarşaflar arasında açıyoruz. Çünkü çamaşırlarımızı yıkarken güzel koksun diye gerektiğinden daha fazla yumuşatıcı kullanıyoruz! Üstelik hem deterjan, hem de yumuşatıcı kalıntıları uzun  yıllar boyunca kim bilir bize ne kadar zarar veriyor diye düşünmek aklımızın ucundan bile geçmiyor!

Kahvaltıda yediğimiz sucuk ve salam gibi şarküteri ürünlerinin içerdiği nitrit, bir yandan ürüne güzel bir renk verirken, öte yandan midemizde mevcut olan asitle birleşince kanserojen maddeler ortaya çıkartıyor. Üstelik bu maddeler vücudumuzdan atılamayınca nesiller boyu aynı olumsuz etkiyi göstermeye devam ediyor.
Kahvaltıda filtre kahve içelim mi? İçelim tabii! Ve beyaz filtre kağıdı sayesinde ‘çok güzel’ beyazlatıcı bir madde de midemize insin.
İçme suyu konusu zaten bir kaç senedir gündemde, hangisi daha kötü bilemiyorum... PET şişelerdeki suya karışan maddelerin bize zarar vermesi  mi yoksa yarım yamalak filtrelenmiş suyumuzun içinde olan ziraat ilaçları, hayvanlara verilen ve sonra bize geçen antibiyotikler, klor ve türevleri, insanların kullandıkları ilaçlar,  özellikle Türkiye’de aşırı yaygın olan antibiyotikler vs. vs. mi?

Gelelim sabah banyolarımıza.... Klorlu suyu ve sodyum laureth sülfat sayesinde köpüren sıvı sabunla güzelce yıkanalım! (sıvı sabunda kullanılan renklendiriciler, koku veren maddeler, konserve maddesi, stabilizatör ve arkadaşları inanın ayrıca uzun bir liste!).
Sonra sırasıyla kullandığımız deodorant, makyaj ürünleri, erkeklerin kullandığı  tıraş köpükleri kim bilir neler neler içerir. Bu konuyu belki başka zaman detaylarıyla anlatmak daha doğru olur. Sanırım sizi azıcık korkutmak ve düşündürmek için şimdilik bu kadarı yeterli.
Bazı konular için bir kaç çözüm buldum ve memnuniyetle kullanıyorum. Bu işler için benim kutsal kitabım  Macarca  ama gördüğüm kadarıyla internette Türkçe olarak da yeterli miktarda kaynak mevcut. Türkçe internet sayfalarını araştırırsanız sabun cevizi, çamaşır sodası, limon tuzu satış yerini bulmak mümkün.

Acaba öncelikle neler  işimize yarayabilir?
Listemizde alkol, limon, limon tozu, sirke, çamaşır sodası, karbonat, çay ağacı yağı, zeytinyağı var.
En çok işimize yarayan çamaşır sodasını internetten satın almak mümkün ve fiyatı da uygun.


Çamaşır Yıkamanın İncelikleri
Açıkça söylemek gerekirse her çamaşır 60 derecede bir buçuk saat boyunca yıkanacak kadar kirli olmuyor. Bazılarını sadece sudan geçirmek yeterli. Mesela duman kokusu, ter kokusu, diş macunu lekesi gibi günlük kullanımdan kaynaklanan kirlenmelerde yüksek ısıda, uzun süre yıkamak gereksiz.
Sabun, sert suda serbest kalsiyum ve magnezyum iyon bitene kadar köpürmüyor, ancak bunlar bitince gerçek yıkama başlıyor. Çamaşır deterjanlarının ambalajları üstünde bu yüzden sert suda daha fazla deterjan kullanın notunu ekliyorlar. Sabun/deterjan köpürene kadar oluşan suda emilmeyen kalsiyum ve magnezyum artıkları kumaşımıza yapışıp açık  renkleri grileştiriyor, üstelik bu grileşmiş kıyafetleri  güzelce ütülersek ne yazık ki kalıcı bir sarılık ele etmiş oluyoruz!  Asla markette satılan kireç önleyicilerden almayın, çünkü içindeki fosfor yüzünden doğal sularımızda gereksiz yosunlaşma meydana geliyor.  Eğer çamaşır sodası kullanırsak zaten kireçlenme derdimiz kalmaz.

Çamaşır Makinesini Kireçten Kurtarma Operasyonuna Davetlisiniz
Bütün çamaşır makinesi üreticilerinin tavsiyesi su sertliğine karşı toz deterjan kullanmayı öneren reklamlar her yerden bizi etkilemeye çalışıyor ama lütfen  bu kadar çabuk teslim olmayalım.  Onun yerine en az %15 oranında sirkeyi alalım ve 1 lt. kadar çamaşır makinemize dökelim, 60 derecelik bir program başlatalım ve yarım saat sonra programı durdurup bir kaç saat bekletelim. Sonra yıkamayı bitirelim.  Eğer her yıkamada yumuşatıcı yerine sirke kullanırsak zaten makinemiz kireçten korumuş oluruz.

Çamaşırı Suya Basmak
Eğer yağlanmış çamaşırlarımız varsa, suya çamaşır sodasını ekleyerek bir kaç saat bekletelim. İyice  kirlenmiş çocuk çorapları için de aynı yöntemi tavsiye ederim. Onları bütün gece çamaşır sodası eklenmiş suda bekletmek gerçekten çok işe yarıyor. 5 lt. suya 1 yemek kaşığı çamaşır sodası yeterli olur.

Leke Çıkartmak Hiç Bu kadar Masum Olmamıştı
Kan, çim, kırmızı şarap lekeleri için önceden  pasta haline getirdiğimiz çamaşır sodasını (çamaşır sodası + su) lekenin üstüne sürüyor ve bekletiyoruz. Çamaşırımızı bu karışımı sürmeden önce  soğuk su ile ıslatarak işleme başlayalım ki, sıcak suyla birlikte leke kumaşa daha çok işlemesin.

Beyazlatmak İstersek Ne Yapmalıyız?
Çamaşır suyu yerine  sodyum perkarbonat kullanabiliriz, üstelik sadece 60 °C de yıkasak bile daha etkili olur. İçinde klor olmadığı için çamaşırımıza ve çevreye zarar  da vermiyor. Eğer 60 °C altında etkili olacak bir şekilde leke çıkartmak istersek sodyum perkarbonata biraz limon tuzu yada sirke (yani asitli olanlardan) ekleyelim. Ama diyelim ki evde hiç biri yok, o zaman beyaz çamaşırların yanına kesilmiş limon kabuğu koyalım ve limon yağı beyazlatıcı görevini üstlensin.

Makinede Çamaşır Yıkamanın Yeşil Yolu
Çamaşır makinesinin deterjan gözüne 5 kg çamaşır için 2-3 kaşık çamaşır sodası koyalım. İsteyen biraz sabun rendesi de koyabilir. Beyaz yıkamada çamaşır sodası yanına 1  yemek kaşığı sodyum perkarbonatla bir çay kaşığı limon tuzu  da ekleyelim.
Markette satılan deterjanların %30’u dolgu malzemeden oluşuyor, zaten işe yarar değil. Üstelik bunların çevreye verdiği zarar çok korkutucu.

Çamaşırlarımız Yumuşacık Olabilir
Ben sirke ve çeşitli yağlardan birini beraber kullanıyorum. En sevdiğim yağ limon yağı, ama lavanta, şeftali yada portakal yağı da uygun. Datça’da şahane bir dükkan buldum, her çeşit yağ satıyorlar. Sirke yerine limon tuzu da kullanabilirsiniz, 1-2 yemek kaşığı  yumuşatıcı gözüne koyarsanız, çamaşırlarınız yumuşacık olacak.
Sirke kullandığımızda çamaşırımız gerçekten yumuşak olacak, üstelik kumaşlara yapışan çamaşır sodası kalıntıları da nötrleştirir, renkleri canlandırır ve kireci de çözer. Sirkeyi düzenli olarak kullanırsak %10’dan daha asitli olmasına dikkat edelim, yoksa makinemizdeki plastik ve lastik parçalara uzun vadede zarar verebilir.

Çamaşır Kurutma Konusunda Bir Önerim Var
Kurutma makinesini ne kadar az kullanırsak o kadar az enerji tüketmiş oluruz. Bunu hepimiz biliyoruz. Ama beyaz çamaşırları güneşte kurutursak UV ışınlarının çamaşırları daha çok beyazlattığını ben yeni duydumJ

Evde Temizlik Yaparken geleceği Düşünmek Önemlidir…



Genel Banyo Temizliği
Küvet, lavabo armatürlerimin bu kadar parlak görünmesi beni gerçekten mutlu ediyor. Tek yaptığım karbonatlı süngerle üzerlerinden geçmek sonra da kalan tozu suyla yıkamak. Yada fısfıslı şişeye (yarım litre kadar) 1 kaşık karbonat koyup antibakteriyel etkisini de arttırmak için 10 damla çay ağacı yağı ekleyerek kullanabiliriz.

Mutfak
Ocak, fayans, bulaşık lavabosu, bulaşık makinesi, yağlanan köşeler, aspiratör, su ısıtıcı, tost makinesi, tencereler, tavalar, fırın, mutfaktaki çalışma alanı ... her biri için marketlerde ayrı bir deterjan bulunuyor, ama aslında hepsi gereksiz; bunlar aslında ya su bazlı ya yağ bazlı! Ve evde hazırlanan ‘deterjanla’ çoğundan vazgeçebiliriz. Fısfıslı bir şişeyi %10 oranlı sirkeyle yarıya kadar dolduralım, üstüne su ekleyelim.  Bu karışım yağlı kirleri çözer, kokuları giderir ayrıca dezenfektan özelliği de taşır. Üstelik tezgah, buzdolabı, camlar, masaların temizliği için de kullanabilirsiniz. Hatta Inox yüzeylerde  leke bırakmadığını da söylemeliyim.
Eğer mutfağımızda daha inatçı lekeler varsa, banyoda da kullanmak üzere fısfıslı şişede iki yemek kaşığı çamaşır sodasını sıcak suyla eritelim.  En yağlı lekeleri bununla yok edebilirsiniz.

Bulaşık Makinesi
Bulaşıkları makinesi kullanmak her zaman hem daha ekonomiktir hem de enerji, su, zamandan tasarruf etmenizi sağlar.
Bulaşık tuzu aslında normal sodyum klorür (NaCl), bizim kullandığımız sofralık tuzdur. Sadece  üretimi o kadar temiz değil, ayrıca vücudumuzun ihtiyacı olan bazı maddeleri içermiyor. Yani evde sofralık tuzunuz biterse onun yerine makine tuzu kullanmanızı elbette önermemJ.  Ama evde büyük taneli sofralık tuzunuz varsa, rahatlıkla makinenizde kullanabilirsiniz. (Büyük olmanın sebebi de sofralık tuzuna göre daha yavaş çözüldüğü için daha yavaş bitmesi. İnce tuzu daha sık doldurmamız gerek.)
Yumuşatıcı yerine bir karışım hazırlayalım: 500 ml lik  şişeye 250 ml  %20 oranlı sirke ve  3 yemek kaşığı %70 oranlı alkol koyalım,  son olarak su ekleyelim.  Bu karışımı her zaman taze hazırlayalım, uzun süre beklediğinde sirkeleşebilir. Eğer bardaklrda hala beyaz bulutsu lekeler kalırsa sirkeden biraz daha ekleyelim.
Deterjanı şu tarife göre hazırlayabiliriz: 10 yemek kaşığı çamaşır sodası, 3 yemek kaşığı sodyum perkarbonat, 3 yemek kaşığı karbonatı karıştıralım. Bu deterjan karışımını bir kavanozda saklayabiliriz.  Karbonat suda çamaşır sodasından daha hızlı çözüldüğü için suyu daha önce yumuşatır, böylece çamaşır sodasının gücü yıkamaya kalır. Sodyum perkarbonat beyazlatıcı görevini üstlenir, ama bu deterjan karışımında tencerelere zarar verecek oran yok. Bulaşık makinesinin gözüne her zaman koyduğumuz kadar deterjan koyarız.

Kireç Savaşı
Yine her zaman elimizin altında hazır olsun diye bu karışımı da fısfıslı şişeye hazırlayabiliriz. Şişeyi yarısına kadar su koyalım üstüne de %10 sirke ekleyelim. Hem yağlı hem de su bazlı lekelere karşı çok etkilidir. Antibakteriyel etkisi de var ve aynı anda koku giderici olarak da kullanılabilir. Yeni oluşmuş kireci hemen çıkartır, inatçı lekelere sirkeyle ıslatılmış bez saralım ve leke büyüklüğüne göre bekletelim. Sirke yerine yarım litre suda 2-3 yemek kaşığı limon tuzu eritelim, fayansı, mutfak tezgahını  hatta camları da bununla silebilirsiniz.

Cam ve Ayna Temizliği
Aynalara ve camlara alkolün ve sirkenin karışımını kullanabilirsiniz. Eğer beziniz de uygunsa çizgilere veda edebilirsiniz. Bu karışımı da azar azar hazırlayalım ki, bir süre sirke, alkolü sirkeye dönüştürmesin.

Sık sık Tıkanan Giderler
Mutfakta, banyoda giderlerimizi tıkayan maddeler çoğunlukla yağlıdır. Eğer giderin içine çamaşır sodası, karbonat yada sodyum perkarbonattan birini, üstüne de kaynar su dökersek biriken yağları çözeriz ve sorunumuz kalmaz. Sadece kokuyu yok etmek istiyorsak, gidere sadece sirke dökelim, bir kaç dakika kokusu hissedilse de ama sonrasında koku kalmıyor.



Tuvalet Temizleme
Haftalık temizlik yaparken sirke kullanabiliriz. Sirke kireci de güzel temizler. Hem koku giderir, hem de dezenfekte eder. Eğer güzel bir koku da bırakmak  istiyorsak, alkolün içine lavanta yağı, limon yağı vs. damlatalım. Fısfıslı şişeyle bu karışımı klozetin her yerine kolayca ulaştırabilirsiniz.

Koku Gidermek
Buzdolabına küçük bir kaseye karbonat koyalım. Bu karbonat buzdolabının kötü kokularını alacaktır.

Yanmış Tencere
Eğer yemekleriniz yanarsa, tencerenin içine karbonat serpin ve üstüne azıcık  kaynar su dökün yada suyla beraber kaynatın. Soğuduktan sonra tencereyi kolaylıkla temizleyebilirsiniz.   

Yer Silerken İzlenebilecek Yeşil Bir Yol Var:)

Giriş
Türkiye’de dikkat edenler de varsa, evimizin girişi temizlik konusunda ayrıcalık ister. Daha önceden sık sık kullandığımız sirke burada da başroldedir. 5 litre suya 100 ml sirke koyarsanız hem dezenfekte eder, hem koku giderir, hem de sulu lekelerini yok edersiniz. Sirkenin  pek sevilmeyen kokusu çabucak yok olur ve arkada sadece temizlik kokusu kalır.
Fayansların arasındaki derzler  zamanla grileşir ve  sonra siyah olur. Bunun çözümü de sodyum perkarbonat. (açıkçası bunun Türkiye’deki kaynağını daha bulamadım, ancak 25 kiloluk çuvalla alabiliyorsunuz. Bilen varsa, lütfen paylaşsın. Budapeşte’den dönerken bavulumuzda her seferinde perkarbonat bulunur). Fısfıslı şişeye yarım litre suya iki çay kaşığı sodyum perkarbonat eritip  derzlere sıkalım. Bir kaç dakika bekledikten sonra silelim ve sirkeli su ile fayansı temzileyelim.
Sodyum perkarbonatlı karışımımızı her seferinde taze hazırlayalım ki, içindeki maddeler çözülmesin.

Salondaki Parkeleri Hem Temizleyip, Hem de Besleyebiliriz!
Çoğu zaman salonda parke zemin bulunur. Bezimizi her seferinde iyice sıkalım. Kova içine de 2 yemek kaşığı sıvı yağ ve 200 ml sirke ekleyelim. Sirke mikropları uzaklaştırırken, yağ parkenizi besler ve ona parlaklık verir.

Deri Koltuklarınızı Parlatın!
En iyi temizlik malzemesi balmumu. Temizlik görevini  üstlendiği gibi deriyi de besler. Balmumu yoksa 1:1 zeytinyağı ve limon suyu karışımını küçük bir şişede çalkalayıp ve yumuşak bir bezle deriye yedirebilirsiniz.  Ayrıca bu karışımı her türlü ağaca ve deriye uygulayabilirsiniz. Doğal malzemeye ikisine de güzel bir renk verir.

Mermer Yüzeyleri Temizlemenin Püs Noktası
Asla sirke ile temizlemeyelim, yoksa zarar veririz. Çamaşır sodası en iyisi.

Yatak Odasını Temiz Tutmak
Ayda yada iki ayda bir yatağı iyice elektrik süpürge ile süpürmek içindeki toz ve akarlara karşı iyi bir sonuç verir. Yatağın kokusunu almak için üstüne karbonat yada çamaşır sodası serperek, yarım saat bekledikten sonra elektrik süpürge ile temizleyin. Bunu akarlar hiç sevmez.

Çocuk Odalarındaki Sticker Kalıntıları
Her annenin kabusu stickerlerin yapıştırılması...
Zeytinyağı-limon suyu karışımını daha önce deri temizlemekte önermiştim, şimdi bu karışımı stickerlerin üzerine dolaplara da sürerek yapıştırıcı kalıntılarından kolayca kurtulabilirsiniz.
Stickerleri camdan temizlemek için sadece sirkeli su yeterli olur.

Keçeli Kalem İzleri
İzleri önceden biraz alkolle silelim sonra 1 yemek kaşığı çamaşır sodasını ıslatarak tekrar üstünden geçelim.


Döşeme Temizliği
Kanepeye, koltuğa kırmızı şarap dökülürse üstüne hemen biraz alkol dökelim- bu beyaz şarap da olabilir, yada eczaneden alınan etil alkol- sonra onun üstüne de tuz dökelim, en son ıslak bir bezle silelim.
Yağlı lekelerde ise çamaşır sodası çok etkili, önce suyla karıştırın ve fısfıslı şişeyle lekenin üstüne püskürtün, biraz bekleyip süngerle silebilirsiniz.
Aslında kirlenmiş duvarlara da çamaşır sodası karışımından sıkarsanız, boya sökülmeden duvarı kolayca temizleyebilirsiniz.

Herkese kolay gelsin:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder